AHİLİĞE BENZEYEN ZÜMRELER (GENEL OLARAK)

Anadolu'da yoğun bir şekilde yaygın olan Ahîlik anlayışı gibi sosyal zümreler diğer İslâm beldelerinde de görülmektedir. İslâm beldelerindeki zümreler arasında o kadar çok benzerlikler bulunmaktadır ki, bazı araştırmacılar bunları birbirinin devamı biçiminde algılamaktadırlar. Esasında bu algılama tarzı göz ardı edilemez. Zira, etkileşim halinde bulunan toplumlarda sosyal müeseseseler ilke ve kurallarıyla birbirlerini etkilerler. Bu anlayıştan hareketle Ahîliğe benzeyen sosyal zümreler şunlardır:

- Ayyarlar, Şatırlar
- Rindler (Runud)
- Gaziler, Alpler

Ahî kelimesinin; Ayyâr, Şattar, Rind ve Gazi kelimelerinin eş anlamlısı olduğu ileri sürenler bulunmaktadır38. Bu görüş yukarıda adlarını saydığımız zümreler arasında bir bağlantı kurmamızı sağlar. Ahîliğin Azerbaycan ve Maveraünnehir bölgelerinde muhtelif yollarla yayılışı bu anlayışı kuvvetlendirmektedir39.

Aynı vazifeyi gören sosyal ve dinî zümrelerin farklı toplumlarda değişik adlar ile ortaya çıkmaları tabiî bir durumdur. Bu zümreler aynı medeniyete sahib toplumlarda ortaya çıkınca aralarındaki benzerlik artar. Bunun içindir ki; Ayyâr, Şattar, Rind, Civanmert, Gazi ve Ahîlerin oluşturdukları sosyal zümrelerin birbirinin benzeri olmaları ve birbirlerinden etkilenmeleri tabiidir.

Ayyarlar, Şatırlar İran'da ortaya çıkmış sosyal bir zümredir. Bu zümrenin fütüvvetten etkilendiği40 ve bunların reislerine Ayyar (Civanmert) denildiği kabusnâmede geçen;

".... ayyarlar arasında civanmert oldular ki anda bir nice türlü hünerler ola. Ve her iş'te sabırlı ola, va'disinde gerçek ola ve pâkdamen ola ve gönlü arı ola ve kendi assısı için kimsenin ziyanın istemeye, belki dostları assısı için kendinin ziyanı olursa reva ola...."41

ifadesinden anlaşılmaktadır. Kabusnâme'de geçen civanmert tipi ile Ahî arasında büyük bir benzerlik bulunmaktadır. Aynı benzerlik "Ahîlik" ve "Alplik" kavramları arasında da kurulabilir. Kavramlar arasında benzerliği, hatta ayniyeti Köprülü şu şekilde izah etmektedir:

"Ahî teşkilatı yalnız şehirlerde değil, köylerde, uçlarda da vardı. Hatta, bu suretle Alpler teşkilatı ile de temas ederek, ona da hülûl ettiği için hem Ahî hem Alp sıfatını taşıyan, yani her iki zümreye de birden mensub olan kişilere tesadüf ediyoruz"42

Yukarıdaki izahtan da anlaşıldığı gibi "Ahî" ve "Alp" kavramları birbirinin müteradifi durumundadır. Nitekim, Alp; eski ve yeni bir çok Türk Lehçelerinde; kahraman, cesur, yiğit, zorlu anlamlarına gelen bir kelimedir ki, şahıs adı olarak kullanıldığı gibi, bir sıfat, bir ünvan ve kabile teşkilatı için de, askerî bir asalet zümresinin ismi olarak da kullanılmıştır.

Alpler İslâmiyet'ten önce de Orta Asya'da yaygın sosyal bir zümrenin reisleri, yani önderleridir. Alpler, Ahîler gibi mert, eliaçık, gözüpek, cesur ve savaşçı bir ruha sahip şahsiyetler olarak kabul edilir. Türklerin İslâmiyet'i din olarak kabulünden sonra Alpler, bu dini tebliğ edenlerden olmuşlardır. Alplerin İslâm dinini tebliğ ediciliğine dönüşümleri, onların, savaşçı ruhu ile İslâm'ın cihat ülküsünün kaynaşmasıyla izah edilir.

Oryantalistlerden Barthold, bu durumla ilgili şu bilgiyi vermektedir:

"İslâmiyet'ten önceki Türk Alpleri İslâmiyet'in cihat ve gazâ mefhumları Türkler arasında yerleştikten sonra, önce Alp-gâzi, yani Müslüman-Türk kahramanı mahiyetini almışlar, tasavvuf cereyanı ve muhtelif tasavvuf tarikatları halk arasında yerleşince de Alp-erenler yani savaşçı dervişler şekline girmişlerdir."43

Ahîliğe benzeyen zümrelerden birisi olan Rind'ler, Ayyârlar gibi İran'da yaygın sosyal bir zümredir. Ancak, bunlar da fütüvvetle o derece kaynaşmışlardır ki, Anadolu'da rind, fetâ anlamında kullanılması sonucunu ortaya çıkarmıştır. Rindlerin, Ahî'nin emrinde olan müridler olduğunu ileri sürenlere de rastlanmaktadır44.

Netice olarak, cemiyet hayatının var olduğu her yerde aynı gayeye hizmet etmekle birlikte farklı isimler altında faaliyet gösteren sosyal zümrelerin oluşması tabiîdir. Bu sebepledir ki, benzer amaçlara sahip olanlar; Ayyârlar, Rindler, Alpler ve Ahîler, aynı medeniyetin farklı toplumlarında ortaya çıkan ve birbirine benzeyen sosyal zümreleridir denilebilir.

DİPNOTLAR
38) Köprülü, M.F., a.g.e., 1972, s.154
39) Şapolyo, E.B., "Mezhepler ve Tarikatlar Tarihi", İstanbul, 1964, s.207
40) Kuşeyrî, a.g.e., 1978, s.326
41) Keykavus, a.g.e., 1944, s.377
42) Köprülü, M.F., a.g.e., 1972, s.154
43) Zikreden, Köprülü, M.F., "İslâm Medeniyeti Tarihi", Ankara, 1963, s.348
44) Ahmet Eflakî, "Ariflerin Menkibeleri", (Çev. T. Yazıcı) Cilt 2, Ankara, 1973, s.74




Bütün hakları saklıdır. © FORSNET