Ahîliğin
en önemli yönlerinden birisi de kuşkusuz, sosyal yardımlaşma
ve dayanışmadır. Ahîlik kurumunda kuvvetli bir şekilde görülen
sosyal yön, Kur'an'a dayanmaktadır. Kur'an, insanlara, iyilik
üzerinde yardımlaşmalarını ve kötülük üzerinde yardımlaşmamalarını
öğütlemektedir. Bu sebeple sosyal yardımlaşma duygusu Ahîlerde
son derece gelişmiştir. Ahîlerdeki sosyal dayanışma geleneği
bazı bölgelerimizde günümüze kadar devam etmiştir(1).
Ahîliğin
sosyal fonksiyonu, dinî inanç ve sembollerle belirlendiği
için, bunlar arasında kin ve düşmanlık tohumlarının yeşermesi
mümkün değildi.
Sosyal
düzen aleyhinde faaliyetin olmayışı, Ahîler arasında yaygın,
dinî ve tasavvufî düşüncelerden kaynaklanan, dayanışmacı
ve başkasını düşünücü sosyal kuralların varlığıyla açıklanabilir(2).
Ahîliğin
sosyal fonksiyonu, sosyal ahlâka dayanır. Ahîliğin ahlâk
prensipleri "bireyci" değil, bireyin toplum içerisinde
kişiliğini koruyacak şekilde "toplumcu"dur. Ahîliğin
sosyal fonksiyonunun prensipleri gereğince ne birey topluma,
ne de toplum bireye ezdirilmiştir. Ahîliğin sosyal dayanışma
ruhu sayesinde, "... devletin hiç bir tesiri olmadan;
şehir esnafı ve halkı, kendi kendisini idare ediyor, en
küçük bir suistimal, yolsuzluk ve ananeye aykırı harekete
fırsat verilmiyordu(3)."
Ahîler,
kendilerine uyanlara sosyal dayanışma ruhunu kazandırmak
için, bunları müesseselerine bağlamışlar, kendi bünyelerinde
yardımlaşma sandıkları kurmuşlardır. Ahîler aralarındaki
dayanışma ve sosyalleşmeyi bütün faaliyetlerine yaygınlaştırmaya
çalışmışlardır.
Ahîliğin
sosyal fonksiyonu, dayanışma kadar kontrol özelliklidir.
Ahîler kendi kendilerini kontrol ederek toplum düzeninin
korunmasına yardımcı olmuşlardır.
DİPNOTLAR
1)
Aksoy, M., "Gezek Geleneği", Töre Dergisi, Sayı
113, Ankara 1980, s. 41.
2) Yaman, A., "Osmanlı Toplumunda Ticaret ve Zanaatin
Organizasyonu", Gerçek Dergisi, Cilt II, Sayı 6, İstanbul,
1974, s. 29.
3) Turan, O., Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi", Cilt
2, İstanbul, 1969, s. 21.