Zaviyeler,
Selçuklular zamanında kurulmaya başlanmış ve Anadolu'ya gelen
derviş-gazilerle Anadolu'da hızlı bir şekilde yayılmıştır.
Zaviyeler ilk kuruluşlarından başlayarak çok yönlü hizmet
yerleri olmuş, her türlü faaliyetin yapıldığı merkezler durumundadır.
Dolayısıyla zaviyeler Ahîlik eğitimi için aynı zamanda da
eğitim ve kültür çevreleridir.
Zaviyeler,
şehir, köy, kasaba hatta dağ başlarında kurulmuşlardır.
Bunların kuruluşu, orduların gelişinden önce gerçekleşmiş
ve askerî harekatlara lojistik destekler sağlamışlardır.
Zaviyeler
eğitim ve öğretim kurumu olabilecek şekilde bölümlendirilmiş
ve düzenlenmiştir. Sohbetler ve eğitim oturarak yapıldığından
düzenleme ona göre yapılmıştır. Zaviyeler, genellikle insanı
çekecek şekilde en güzel halılar, avizeler ve bakırdan yapılmış
şamdanlarla donatılmıştı.
Zaviyeler,
çok fonksiyonlu hizmet yerine getirdiklerinden çeşitli kısımlardan
oluşturulmuştur. Salonlar sohbet ve eğitimin yapılabileceği
yerler olarak düşünülmüş ve bu şekilde düzenlenmiştir. Zaviyelerin
durumunu açıklayan Nâsirî bunu şöyle açıklamaktadır:
"Topluluğun
yüz tuttukları, ashap zümresinin kandille, mumla toplandıkları
yerin adına âsîtane demişler, eşiğini de göğe kadar yükseltmişlerdir.
O yerin dört tarafı açık olması, Kabe gibi iyi, pek güzel
bulunması gerekir. Havuzu da olur, oradan ibrik ve testi doldurulursa
daha âlâdır. Ay ve Güneş gibi aydın olması için bütün duvarlarını
beyaz olması lazımdır.... Oraya ya kilim, yahut yün keçe döşenmeli,
her ikisi de iyidir... kapısına perde takılmamalıdır. Çünkü
bu ululuk alâmetidir, onun kapısına yaraşmaz(1).
Zaviyelerin
bir bölümü, fütüvvetnâmede belirtildiği gibi eğitim ve öğretim
faaliyetlerine tahsis edilebilecek bir yapıda uygun olması
için yani mimarî özelliklere sahiptir.
Zaviyeler,
Ahîlik düşüncesinin bağlı bulunduğu İslâm medeniyetinin kültürünün,
medreseye oranla daha serbest olan düşüncenin, özellikle kültür
ve inanışın gelişmesine hizmet etmiş ender mekânlardır.
Daha
önce belirtildiği gibi Ahî zaviyeleri, verdikleri bilgi, semâ
ve musikî ile gönülleri fethetmiş; mimarisi, adab, erkân,
kıyafet ve dekorasyonuyla geniş ölçüde fikir, irfan ve medeniyete
merkezlik yapmış birer eğitim ve öğretim çevreleridir.
DİPNOT
1) Gölpınarlı, A., a.g.e., 1950, s. 339.